Fahrettin hangi köken ?

Narhanim

Global Mod
Global Mod
Fahrettin Hangi Köken? İsmin Kökeni Üzerinden Bir Tartışma

Fahrettin ismini ilk duyduğumda benim için oldukça sıradan, hatta tipik bir Türkçe erkek ismi gibi geliyordu. Çevremde Fahrettin adını taşıyan birkaç kişi olduğu için ismin Türkiye’ye ait olduğunu düşünmek kolaydı. Fakat isimlerin kökeni üzerine biraz araştırmaya başlayınca burada önemli bir ayrım olduğunu fark ettim: Bir ismin Türkiye’de yaygın olması, o ismin dil kökeninin de Türkçe olduğu anlamına gelmiyor. Bana göre “Fahrettin hangi köken?” sorusunun ilginç tarafı tam olarak burada başlıyor.

Kanıtlara baktığımızda Fahrettin isminin kökeni Arapçadır. İsmin klasik biçimi “Fahreddin” veya “Fahrüddin” şeklindedir ve Arapça “Fakhr al-Dīn / فخر الدّين” biçiminden gelir. “Fahr” övünç, gurur, şeref veya itibar anlam alanına; “din” ise din anlamına gelir. Dolayısıyla kelime yapısı kabaca “dinin övüncü/şerefi” şeklinde açıklanabilir.

Kuranik İsimler

Fakat benim asıl dikkat çekici bulduğum nokta şu: Arapça kökenli olması, Fahrettin adının Türk olmadığı veya Türk kültürüne ait sayılamayacağı anlamına gelmez. Dil kökeniyle kültürel aidiyeti birbirine karıştırmamak gerekiyor.

Fahrettin Kelimesinin Dil Kökeni Nereye Dayanıyor?

Fahrettin'in temelinde bulunan “fahr” kelimesi Arapça f-kh-r (ف خ ر) köküne dayanır. Bu kök; övünmek, gurur duymak, şeref ve övünç gibi anlamlarla ilişkilidir. “Din” ise yine Arapça “dīn” kelimesidir. İki unsur birleşerek “Fakhr al-Dīn” biçimindeki birleşik ad yapısını meydana getirir.

Kuranik İsimler

Burada önemli bir ayrıntı var. Günümüzde Türkiye’de “Fahrettin” diye telaffuz ettiğimiz biçim, Arapçadaki klasik yazılışın Türkçedeki kullanım ve ses özellikleriyle şekillenmiş halidir. Dolayısıyla “Fahrettin Türkçe mi?” sorusuna yalnızca kulağa Türkçe geliyor diye “evet” demek doğru olmaz.

Nitekim tarihî kaynaklarda da “Fahreddin” biçimi açık şekilde görülüyor. Türkoloji açısından bakıldığında bu durum şaşırtıcı değildir. Türkçede özellikle İslamlaşma sonrasında Arapça ve Farsçadan alınmış çok sayıda kişi adı kullanılmıştır.

Dolayısıyla burada üç ayrı kavramı ayırmak gerekiyor:

Dil kökeni: Arapça.

Türkiye’deki kullanım: Türkçe adlandırma geleneğinin bir parçası.

Kişinin etnik kökeni: İsimden belirlenemez.

Bence tartışmaların en sık hataya düştüğü nokta üçüncüsüdür.

Arapça Kökenli Bir İsim Nasıl Türkçede Bu Kadar Yerleşti?

Bu sorunun cevabı yalnızca dilbilimle açıklanamaz; tarih ve kültür de işin içine giriyor.

İslam dünyasında “Fahreddin” biçimindeki isim oldukça eski bir kullanıma sahiptir. TDV İslâm Ansiklopedisi’nde farklı dönemlerde yaşamış birçok kişinin “Fahreddin” adıyla kaydedilmesi bunun tek bir coğrafyaya veya modern Türkiye’ye özgü olmadığını gösteriyor.

Örneğin Fahreddin er-Râzî, 12. yüzyılın önemli kelâm, felsefe, tefsir ve usûl-i fıkıh âlimlerinden biridir. TDV kaynağı onun Rey’de doğduğunu ve “Fahreddin” adıyla tanındığını belirtir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Benzer şekilde Fahreddin-i Irâkî, Fahreddin Divriğî, Fahreddin-i Acemî ve başka tarihî şahsiyetlerde de aynı ad unsuruna rastlıyoruz.

TDV İslâm Ansiklopedisi

+2

TDV İslâm Ansiklopedisi

+2

Bu örnekler bize önemli bir şey söylüyor: Fahrettin adı Türklerin icat ettiği bir isim değildir; fakat Türklerin de yüzyıllar boyunca yoğun biçimde kullandığı bir isimdir.

Bu ayrım bence oldukça önemli. Çünkü bir ismin Anadolu’da yüzlerce yıl kullanılması, zaman içerisinde o toplumun kültürel mirasının parçası olmasını engellemez.

“Arapça Kökenli” Demek “Arap İsmi” Demek mi?

Bence bu konu özellikle dikkatli ele alınmalı.

“Fahrettin Arapça kökenlidir” demek dilbilimsel bir tespittir. Ancak “Fahrettin Arap ismidir” demek bağlama göre farklı bir iddia haline gelebilir. Çünkü isimlerin bir toplumdaki kullanımı ile ortaya çıktıkları dil aynı şey değildir.

Türkçede Ahmet, Mehmet, Mustafa, İbrahim, Yusuf, Ömer, Osman ve Fahrettin gibi çok sayıda Arapça kökenli isim bulunur. Bu isimlerin Türkiye’de kullanılması, onları taşıyan insanların Arap olduğu anlamına gelmez.

Hatta tarihsel kaynaklar bunun ne kadar karmaşık olabileceğini gösteriyor. Örneğin TDV İslâm Ansiklopedisi'nde yer alan Fahreddin Divriğî, Sivas’ın Divriği ilçesinde doğmuş bir Türk dil âlimi ve fakih olarak tanımlanıyor; kaynakta ayrıca nesebinin Oğuzların Salgur boyuna uzandığına dair rivayetten söz ediliyor.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Burada çok güzel bir örnekle karşılaşıyoruz: Arapça bir isim taşıyan bir kişi Türk kültürel ve tarihsel çevresinin parçası olabilir.

O halde isimden etnik kimlik çıkarmak neden bu kadar yaygın?

Muhtemelen insanlar isimleri yalnızca dilsel bir veri olarak değil, kimliğin sembolü olarak görüyor. Fakat sembol ile kanıt aynı şey değil.

Fahrettin İsmi Kişinin Etnik Kökenini Gösterir mi?

Kısa cevap: Hayır.

Bir kişinin adına bakarak onun Türk, Arap, Kürt, Fars veya başka bir etnik gruba ait olduğunu kesin biçimde söylemek mümkün değildir.

Bunun nedeni isimlerin toplumlar arasında dolaşmasıdır. Tarih boyunca din, devlet, eğitim, ticaret, göç ve evlilikler isimlerin bir coğrafyadan başka bir coğrafyaya taşınmasına neden olmuştur.

Örneğin “Fahreddin” adının farklı coğrafyalarda kullanıldığını TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki tarihî şahsiyetler üzerinden açıkça görebiliyoruz. Fahreddin er-Râzî Rey çevresinde, Fahreddin-i Irâkî Hemedan bölgesinde, Fahreddin Divriğî ise Anadolu’da karşımıza çıkıyor.

TDV İslâm Ansiklopedisi

+2

TDV İslâm Ansiklopedisi

+2

Dolayısıyla aynı isim farklı toplumlarda ve farklı tarihsel kimliklerde karşımıza çıkabiliyor.

Bu açıdan “Adı Fahrettin ise kesin Araptır” şeklindeki bir yorum, bilimsel açıdan savunulabilir görünmüyor.

İsmin Anlamı ile İsmi Taşıyan Kişinin Karakteri Aynı Şey Değil

İsim araştırmalarında bir başka sorun da anlamların kişilik özelliklerine dönüştürülmesi.

“Fahrettin, dinin şerefi demektir; o halde bu ismi taşıyan kişi dindardır” gibi bir çıkarım yapmak da doğru değildir. Bir ismin anlamı, o ismi taşıyan kişinin karakterini belirlemez.
 
Üst